Mehmet Eyüp Yardımcı

Çürüme

Bu çürüme sadece manevi anlamda değildir, çürüme maddi anlamda da Beşiktaş’ı eriyip bitirmektedir.

23 Ağustos 2019 17:26

Ataol Behramoğlu 16 Eylül 2017 Cumartesi günü Cumhuriyet Gazetesi’ndeki “Çürüme” başlıklı köşe yazısının son cümlesinde şöyle yazmıştı;

“Herhangi bir toplumda çürümeyi durdurmanın ilk adımı böyle bir yönetimden kurtulmaktır.”

Toplum her safhasında olduğu gibi malesef sporda, kulüplerimizde de çürüme gerçeğini acısıyla yaşıyoruz. 

Beşiktaş adına biraz geriye doğru gidelim 13 Şubat 2000’de Süleyman Seba kürsüden genel kurul üyelerine başkan olarak son kez sesleniyor. Öncesinde birkaç öksürük, bardaktan bir yudum su ve;

“Beşiktaş kulübünde hak ve söz sahibi olan ve hesap verilecek tek organ durumunda bulunan siz değerli genel kurul üyelerine hesap verebilmek amacı ile söz almış bulunuyorum.”

"Sayın kongre başkanlık divanı, muhterem üyeler, basınımızın değerli temsilcileri,

Yönetim kurulu arkadaşlarımın çalışma programlarını takdiminden sonra sizlere hitap etmek için söz almış bulunuyorum.

Hepinizi şahsım ve yönetim kurulu arkadaşlarım adına selamlıyorum. Ülkemizin karşılaştığı deprem felaketi ile hayatını kaybedenlere rahmet, hastalarımıza şifa diliyorum. Böylesi bir felaketi bir daha vatandaşlarımıza göstermemesini ulu Tanrı’dan niyaz ediyorum. 2000’lı yılların ülkemize, ulusumuza ve Beşiktaş camiasına sağlık, mutluluk ve başarı getirmesini diliyorum.

Beşiktaş kulübünde hak ve söz sahibi olan ve hesap verilecek tek organ durumunda bulunan siz değerli genel kurul üyelerine hesap verebilmek amacı ile söz almış bulunuyorum.

Ayrıca son 2 yıllık yönetim döneminde göreve geldiğimiz günden başlayarak bugüne dek, gerek şahsıma ve gerek yönetimdeki arkadaşlarıma reva görülen ağır hakaretlere cevabın ancak kurulunuzda verilebileceğinin bilincinde bulunmaktayım. Bütün bu saldırı ve hakaretlere cevap vermekten aciz değildik. Ancak şahsımı ve yönetim kurulumuzu rencide edecek boyutlara ulaşan beyanlar karşısında koyacağımız tepkinin, Beşiktaş için hayırlı olmayacağı görüşü ile içimize sindirememekle beraber sessiz kalmayı tercih ettik. Ancak, her hesabın görüleceği bu genel kurulda, o günlerde duyduğum üzüntüyü sizlerle paylaşma isteğimi de normal karşılayacağınızı tahmin ediyorum.

Beşiktaş kulübünün hiç kimsenin tasarrufunda olmadığı, kulübün tek sahibinin siz değerli genel kurul üyeleri olduğu, malumunuzdur. Kulüp idaresinin ise prensipler manzumesi çerçevesinde, kulübümüzün tüm manevi değerlerini göz önüne alarak yapılması gerektiğine inanmaktayız. Aslında kulübümüzün kamuoyundaki saygınlığı buradan kaynaklanmaktadır. Her zaman temel kural olan 'usül, esastan önce gelir ' prensibine bağlı kalarak üyelerin üretici, yapıcı ve kulüplerine faydalı olabilmeleri için söylemek istediklerini yönetimin içinde usul ve esaslara uygun, Beşiktaşlılık nezaketi ve asaleti içinde söylemeleri beklenen temel konudur.

Görev alan başkan ve yönetim kurulları 2 yıl çalışıp yeniden genel kurulun önüne gelirler ve hesap verirler. yüce kurulunuz bana 8 kere başkanlık görevini vermiştir.

Hatalarımıza anlayış gösterdiniz, sevaplarımıza destek verdiniz, hoşgörülü davrandınız, sabır gösterdiniz, sizlere teşekkür borçluyum. Bana 16 sene tahammül eden sizlere su andaki samimi hislerimi anlatmak isterim.

1943 yılında Beşiktaş kulübüne geldim. 1945’de A takımında oynamaya başladım.

Mütevazı futbol yaşantımdan sonra, 1954’de futbolu bıraktım ve çeşitli dönemlerde değerli başkanlarla çalışma onurunu elde ettim. Hayatta olmayanlara Tanrı’dan rahmet diliyorum.

1984 yılında sayın Mehmet Üstünkaya ile girdiğimiz centilmence bir yarışta tensiplerinizle kulüp başkanlığına getirildim. 16 yıl geçti. 8 kongre geçirdik. İtimat ettiniz, göreve devam ettim. Kısaca anlatmaya çalıştığım şu üç cümle, 97 yıllık kulübümüzün 57 yılında var olduğumu ifade etmektedir. Hepiniz biliyorsunuz, tüzüğümüzde de belirtildiği gibi, bizim düşüncelerimiz ve hedefimiz sporu desteklemek ve geliştirmek, ülkeye başarılı sporcular yetiştirmek, başarılı olmanın anahtarlarını gençlere sunmak, geleceklerini hazırlamak, sosyal ortamlarını ve iletişimlerini, kültür, sanat ve sporla geliştirmek ve kulübümüzü, ulu önder Atatürk’ün ifade ettiği gibi 'ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklı olanını severim' düsturunu ilke edinerek BJK’nın vizyonundan ödün vermeden yolumuza devam etmek idi. Hiç hata yapmadık mı? Hata insanlar içindir. Zaman zaman hatalar yaptık.

Bugünkü kulübümüz, kısır döngüden çıkmış, sağlıklı yapıya kavuşarak her geçen gün daha da güçlenmektedir. Bugünün Beşiktaş’ı artık ne dedikodulardan medet umacak kadar güçsüz ne de gerçek dışı bazı şeyleri Beşiktaşlılık diye etrafa empoze etmeye çalışanların himayesine muhtaç olacak kadar sahipsizdir. Daha önce de ifade ettiğim gibi, kulübümüzün hakiki sahipleri sizlersiniz. bu noktalara beraberce vardık. Geriye dönmekte artık fayda yoktur. Yönetimde bulunanlar veya yönetime talip olanlar: talip olmak için kurulan gruplar, siz kongre üyelerine inandırmanın yollarını aramalı ve icraatları ile ispatlamalıdırlar.

Geleceğimiz için yeni ufuklar açmalıdırlar. Her zaman söyledik, kişilerin tek tek birçok problemi halletmesine imkân yoktur. Hepimiz, dönmesi gittikçe hızlanan bu çarkın birer unsurlarıyız. Bu unsurlar eğer Beşiktaşlılık felsefesinin temel tarifinde birleşmiş, anlaşmış ise, çarkın teklemesi artık mümkün değildir. Bu düşüncelerden hareketle, 16 sene içinde gerçekleştirdiğimiz tapuları kulübümüze ait, bugünkü ekspertiz değeri 125 milyon dolar olan Fulya tesisleri, BJK plazamız ve modern kulüp binamız var. Bu arada BJK’nın geleceği için çok önemli olacağına inandığımız ve tüm Beşiktaşlıların duyarlı olması gereken Fulya projesi önemli gelişmeler göstermektedir. Bu proje benim en büyük hayallerimden birisidir.

Gerçekleştiğini görmek tüm Beşiktaş camiasını mutlu edecektir. Ayrıca 49 yıllığına devletten kiraladığımız Ümraniye’de 145 dönüm BJK’nın geleceğini hazırlayacak olan ve öncelikle çim saha yapımına başlanılan tesislerimiz var. Zamanında asla alınamaz diye dedikodular çıkartılan, açılışında ilk golü atmak bana nasip olan, isimleri, zaman zaman Mithat Paşa, Dolmabahçe, İnönü stadı olarak anılan stadın, seneler sonra yine bizim dönemimizde, büyük mücadelelerle camiamıza BJK İnönü stadı olarak mal edilmesi, benim ve hepimiz için en büyük gurur ve prestij kaynaklarından biridir. Rahmetli Hakkı Yeten stadımızın hemen üstünde açtığımız kapalı spor salonumuz, tüm salon sporlarına hizmet vermektedir ve gelecekte başarılı sporcularımızın yetiştiği yuva olacaktır.

Yıllarca kulübümüze kazandırılması için uğraşılan Akatlar tesislerindeki hukuki davalar, kulübümüz lehine sonuçlanmıştır. bu konuda büyük emekler veren, sayın Erdoğan Tuncer’e teşekkür ediyorum. Yine çeşitli vesilelerle zaman zaman aralarında bulunmaktan mutluluk duyduğum, temelinde eğitim, kültür ve spor yatan, ülkemizin gurur kaynağı eğitim kurumlarından birisi olmaya aday hayata geçirdiğimiz BJK Koleji var. BJK akaryakıt istasyonu, Mart ayında faaliyete geçecektir. Beşiktaş Belediyesinden kiraladığımız, üyelerimizin ayrıca sosyal ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik Çilekli tesislerimiz sosyal yaşantımızın bir parçasıdır. Bu ara gerçekleştirdiğimiz projelerden birisi olup, büyük üzüntülere sebebiyet veren Yeşilköy projesi hazine ve varisler arasında bizim de müdahil olduğumuz dava uzun yıllar devam etmiş, mahkemenin varisler lehine karar vermesi dolayısıyla tarafımızdan kullanılamaz hale gelmiştir ancak 2007 yılına kadar kullanma hakkı bize ait olduğu için yeni mal sahipleri ile görüşmelerimiz devam etmektedir.

Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğünden 49 yıllığına kiraladığımız Pendik kürek tesislerimizin önündeki denizin doldurularak sahil yolu geçmesi dolayısıyla kürek sporu fevkalade zorluklarla yapılmaktadır. Üyelerimizden gelen önerileri dikkate alarak çözümü için kartal belediyesi ile temaslar sürdürülmektedir. futbol alt yapımız özünde söylenenlerin aksine en fazla dikkat ettiğimiz bir husustur. Neticeleri ortadadır. 'Dünya karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getirmediğin ile ilgilenir.'

Bütün bu gelişmelere rağmen tesisleşmeyi bir yana bırakıp, başarıyı sadece profesyonel futbolla ölçenlere sesleniyorum:

16 senelik dönemimizde kulübümüz profesyonel futbol takımına yapılan haksız eleştirilere rağmen, aralıksız her sezon şampiyon kulüpler, şampiyonlar ligi, kupa galipleri ya da UEFA kupasına katılma başarısı göstermiştir.

Hizmet dönemimizde profesyonel futbol takımımızın kazandığı toplam 9 lig şampiyonluğunun 5’ini, toplam 5 kez kazandığımız Türkiye Kupası’nın 4’ünü, toplam 7 kez kazandığımız Cumhurbaşkanlığı Kupası’nın 5’ini, toplam 6 kez kazandığımız Başbakanlık Kupası’nın 2’sini ve toplam 11 kez kazandığımız TSYD kupasının 6’sını müzemize götürdük. Toplamı 22 kupadır. Üzülerek ifade etmek isterim ki, 16 yıllık bu bilanço ortada iken, bu başarıları birlikte yaşadığımız ve birlikte yönetimde yaşanan güzelliklerin kararlarına imza atan ve yine BJK sayesinde toplumda yer tutan, meslek edinen, ayrıca futbol oynadıkları dönemde emeklerinin karşılığı BJK tarafından en iyi şekilde verilen bazı kişilerin basın kanalıyla kulüplerini, şahsımı ve şahsımda yönetim kurulu arkadaşlarımı suçlaması nankörlük değil de nedir?

'İnsanlarla yaşadım, insanı öğrendim

insanlarla yaşadım, insanlığı öğrendim

insanlarla yaşadım, insanlardan nankörlüğü gördüm.

dostlarım, dostlarım…

ama ben dostlarımdan çok korkarım'

diyen düşünürlere hak vermemek elde değil.

Sayın üyeler;

Bizler de muhalefette bulunduk. Kulübe hizmeti geçen hiçbir kimseye hakaret etmedik. Dolayısıyla camiayı yıpratmadık. Kendi futbolcularımıza sahada arkamızı dönmedik. Böyle çirkin organizasyonları muhalefetin bir yolu olarak görmedik. Bizim camiamız farklı dedik. Vefa hislerinin maddi değerlerden çok önde olduğunu her zaman belirttik. Şimdi bu kazandığımız mal varlıklarını, kulübümüzün eriştiği noktaları bir kenara bırakıyorsanız, 16 sene zarfında kulübün ne kadar büyüdüğünü görmek istemiyorsanız, 55 milyon dolarlık bütçeye erişmeyi görmezlikten geliyorsanız, hizmetimizin karşılığını sadece profesyonel futbol takımı başarı veya başarısızlıklarıyla ölçüyorsanız; yapılaşmayı, kurumsallaşmayı bir kenara bırakıyorsanız, o zaman sizlere tamamlanması gereken hizmetleri de hatırlatmak isterim:

Eğitim faaliyetlerine ağırlık verip bir an önce vakıf kurma çalışmaları BJK’nın lehine olacak şekilde tamamlanmalıdır.
Kulübümüzün 100. yıl kutlamaları için acilen genel kurulca tasvip edilen bir komisyon kurulup çalışmalarına başlamaları lazımdır.

Modern çağın şartları altında kulübümüzün tüm menfaatlerine zarar gelmeyecek şekilde şeffaf, adil, dünyadaki örneklerinde olduğu gibi şirketleşmesinin gerekli olduğu da bir gerçektir.

Sevgili Beşiktaşlılar;

Bu kongreyi ben herhangi bir kulübün kongresi havası içinde düşünmüyorum. Kulübümüz bizim yuvamız. hepimiz gözümüzü bu kulüpte açtık. Belki de çoğunuzun çocukları sizlerin sayesinde gözlerini dünyaya Beşiktaşlı açtı. Büyüdüler, büyümekteler. Sizlerin görevi bu noktadan sonra kulübümüze sahip çıkmaktır. Kulübümüz yeni yüzyılda geçmişimizden elde ettiği güçle yeni adımlar atmak zorundadır.

Değerli Genel Kurul Üyeleri;

Kulübümüzün vizyonunu, bu vizyondan hiçbir taviz vermediğini, bu vizyona yabancı hiçbir oluşumun maskesi olma durumuna düşmediğimizi ifade ettim. Beşiktaş’ın saygınlığının temel taşları bunlardır. Bu şartlar olmazsa olmaz şartlardır.

Bu vizyona yabancı oluşumların zırhı durumuna gelmenin Beşiktaşımızın saygınlığına büyük darbe vuracağı kuşkusuzdur. Ben geçen dönem Beşiktaş’ın bu niteliklerinden asla taviz verilmeyeceği inancı ile konuştum. Bu eğilimlere girme tehlikesine karşı konulması, bunun için her türlü fedakarlığın yapılması hepimizin vazgeçilmeyecek görevidir.

Biz bugün bize karşı yapılan, organize edilen saldırı ve hareketlerin hırçın ve saygıdan yoksun tutumların temelinde yukarıdaki tehlikenin yattığını düşünüyoruz.

Değerli üyeler,

On altı yıl boyunca üzerime gelen okyanus dalgalarının bende yaratmış olduğu hüznü, genel kurulunuzun sessiz ve sakin sahilinde sizlerle paylaşmaya çalıştım. Bunca seneler boyunca bana göstermiş olduğunuz sabır, anlayış, hoşgörü ve desteğe tekrar tekrar teşekkür ediyorum. 1984 yılında, ilk defa huzurlarınıza çıktığımda, kongre konuşmamın basında söylemiş olduğum sözleri hatırlatmak istiyorum:

'Herkesi bir zaman için aldatabilirsiniz,

bazı kişileri her zaman aldatabilirsiniz, ama herkesi her zaman aldatamazsınız!

Değerli kongre üyeleri; hayatım boyunca ben kimseyi aldatmadım, aldatmaya da çalışmadım'

1984 yılında huzurlarınıza hangi heyecan ve duygularla gelmişsem, bugün de huzurlarınızda, aynı heyecan ve duygularla başım dik gönlüm rahat ve huzur içerisinde sizlere veda ediyorum!"

Süleyman Seba o günden sonra vefat ettiği tarihe kadar köşesinde yaşar. O köşesinde yaşarken ona hak görünen hareketle başlayan camia içindeki “çürüme” bugünkü boyutlara ulaşır.  

Bu çürüme sadece manevi anlamda değildir, çürüme maddi anlamda da Beşiktaş’ı eriyip bitirmektedir.

Beşiktaş’ın bir kuruşunu boşa harcamayan, kulüpten son kez çıkarken tüm katlardaki yanık kalmış elektrik lambalarını kapatan bir başkan ve yönetimden, bugün içinde bulunduğumuz borç seviyesi. 

Endüstriyel futbol bu gibi oluşmuş borç batağına kılıf bulmak, her geçen gün Beşiktaş’ın onurunu lekeleyici haberlerin çıkmasına ses çıkarmamak, Süleyman ağabeye ayakta alkışlamanın anlamını bugün her olumsuzluğa ses çıkarmadan alkışlama boyutuna getirmek ve ne yazık kı! Vefatının sene-i devriyesinde 19 senelik çürümenin son safhasında hâlâ utanmadan Süleyman ağabeye methiyeler düzmenin çelişkisi içinde “balık hafızalı” genel kurul üyesi sıfatında yaşamak aynı karından çıkan boş gurultudan başka bir şey değildir.

Gurultu boş ama Beşiktaş adına yaşattıkları yıkıcı.

Bu çürümenin bir sonu var mıdır? Beşiktaş tekrar küllerinden doğar mı? Bu sorunun cevabını Beşiktaşlılar verecektir. Benim içimde Orhan Ak olayına gösterilen tavırdan dolayı bir umut var .

Bakalım yarınlar ne getirecek?

Ataol Behramoğlu’na yazısında ilham veren Mendilimde Kan Sesleri’nde Edip Cansever usta şöyle yazmış;

Her yere yetişilir

Hiçbir şeye geç kalınmaz ama

Çocuğum beni bağışla

Ahmet Abi sen de bağışla

Boynu bükük duruyorsam eğer

İçimden öyle geldiği için değil

Ama hiç değil

Ah güzel Ahmet abim benim

İnsan yaşadığı yere benzer

O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer

Suyunda yüzen balığa

Toprağını iten çiçeğe

Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine

Konyanın beyaz

Antebin kırmızı düzlüğüne benzer

Göğüne benzer ki gözyaşları mavidir

Denize benzer ki dalgalıdır bakışları

Evlerine, sokaklarına, köşebaşlarına

Öylesine benzer ki

Ve avlularına

(Bir kuyu halkasıyla sıkıştırılmıştır kalbi)

Ve sözlerine

(Yani bir cep aynası alım-satımına belki)

Ve bir gün birinin adres sormasına benzer

Sorarken sorarken üzünçlü bir görüntüsüne

Camcının cam kesmesine, dülgerin rende tutmasına

Öyle bir cıgara yakımına, birinin gazoz açmasına

Minibüslerine, gecekondularına

Hasretine, yalanına benzer

Anısı ıssızlıktır

Acısı bilincidir

Bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan

Gülemiyorsun ya, gülmek

Bir halk gülüyorsa gülmektir

Ne kadar benziyoruz Türkiye’ye Ahmet Abi.

Bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden

Dirseğin iskemleye dayalı

- Bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben -

Cigara paketinde yazılar resimler

Resimler: cezaevleri

Resimler: özlem

Resimler: eskidenleri

Ve bir kaşın yukarı kalkık

Sevmen acele

Dostluğun çabuk

Bakıyorum da şimdi

O kadeh bir küfür gibi duruyor elinde.

Ve zaman dediğimiz nedir ki Ahmet Abi

Biz eskiden seninle

istasyonları dolaşırdık bir bir

O zamanlar Malatya kokardı istasyonlar

Nazilli kokardı

Ve yağmurdan ıslandıkça Edirne postası

Kıl gibi ince İstanbul yağmurunun altında

Esmer bir kadın sevmiş gibi olurdun sen

Kadının ütülü patiskalardan bir teni

Upuzun boynu

Kirpikleri

Ve sana Ahmet Abi

uzaktan uzaktan domates peynir keserdi sanki

Sofranı kurardı

Elini bir suya koyar gibi kalbinden akana koyardı

Cezaevlerine düşsen cigaranı getirirdi

Çocuklar doğururdu

Ve o çocukların dünyayı düzeltecek ellerini işlerdi bir dantel gibi

O çocuklar büyüyecek

O çocuklar büyüyecek

O çocuklar...

Bilmezlikten gelme Ahmet Abi

Umudu dürt

Umutsuzluğu yatıştır

Diyeceğim şu ki

Yok olan bir şeylere benzerdi o zaman trenler

Oysa o kadar kullanışlı ki şimdi

Hayalsiz yaşıyoruz nerdeyse

Çocuklar, kadınlar, erkekler

Trenler tıklım tıklım

Trenler cepheye giden trenler gibi

İşçiler

Almanya yolcusu işçiler

Kadınlar

Kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi

Ellerinde bavullar, fileler

Kolonyalar, su şişeleri, paketler

Onlar ki, hepsi

Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler

Ah güzel Ahmet Abim benim

Gördün mü bak

Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar

Ve dağılmış pazar yerlerine memleket

Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile

Gelse de

Öyle sürekli değil

Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün

O kadar çabuk

O kadar kısa

işte o kadar.

Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar

Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar

Mendilimde kan sesleri.

Saygılarımla…

STSL   TFF 1.Lig  


Sıra Takım O G B M A Y AV P
1. Alanyaspor 4 4 0 0 11 4 +7 12
2. Çaykur Rizespor 4 2 2 0 4 2 +2 8
3. Fenerbahçe 4 2 1 1 9 5 +4 7
4. Yukatel Denizlispor 4 2 1 1 4 1 +3 7
5. Galatasaray 4 2 1 1 5 5 0 7
6. Gazişehir Gaziantep 4 2 1 1 8 9 -1 7
7. Btc Turk Yeni Malatyaspor 4 2 0 2 10 5 +5 6
8. Konyaspor 4 1 3 0 4 3 +1 6
9. Trabzonspor 4 1 3 0 6 5 +1 6
10. Demir Grup Sivasspor 4 1 2 1 6 4 +2 5
11. Antalyaspor 4 1 2 1 5 6 -1 5
12. MKE Ankaragücü 4 1 2 1 2 5 -3 5
13. Beşiktaş 4 1 1 2 6 7 -1 4
14. Medipol Başakşehir 4 1 1 2 4 7 -3 4
15. İstikbal M. Kayserispor 4 0 2 2 5 7 -2 2
16. Göztepe 4 0 2 2 0 4 -4 2
17. Gençlerbirliği 4 0 1 3 4 9 -5 1
18. Kasımpaşa 4 0 1 3 2 7 -5 1
Geçmiş haftaları görmek için tıklayın »

5 . Hafta

22 Eylül, Pazar

20:00 clear.gif Gençlerbirliği - Alanyaspor

20:00 clear.gif Kasımpaşa - Antalyaspor

20:00 clear.gif Kayserispor - Yukatel Denizlispor

20:00 clear.gif Göztepe - Konyaspor

20:00 clear.gif Yeni Malatyaspor - Galatasaray

20:00 clear.gif Sivasspor - Trabzonspor

20:00 clear.gif Fenerbahçe - Ankaragücü

20:00 clear.gif Beşiktaş - Medipol Başakşehir

20:00 clear.gif Çaykur Rizespor – Gazişehir Gaziantep


6 . Hafta

29 Eylül, Pazar

20:00 clear.gif Ankaragücü - Gençlerbirliği

20:00 clear.gif Medipol Başakşehir - Çaykur Rizespor

20:00 clear.gif Trabzonspor - Beşiktaş

20:00 clear.gif Galatasaray - Fenerbahçe

20:00 clear.gif Yukatel Denizlispor - Kasımpaşa

20:00 clear.gif Konyaspor - Kayserispor

20:00 clear.gif Alanyaspor - Sivasspor

20:00 clear.gif Gazişehir Gaziantep - Göztepe

20:00 clear.gif Antalyaspor - Yeni Malatyaspor


7 . Hafta

06 Ekim, Pazar

19:00 clear.gif Göztepe - Kayserispor

19:00 clear.gif Fenerbahçe - Antalyaspor

19:00 clear.gif Beşiktaş - Alanyaspor

19:00 clear.gif Yeni Malatyaspor - Yukatel Denizlispor

19:00 clear.gif Gazişehir Gaziantep - Medipol Başakşehir

19:00 clear.gif Sivasspor - Ankaragücü

19:00 clear.gif Çaykur Rizespor - Trabzonspor

19:00 clear.gif Gençlerbirliği - Galatasaray

19:00 clear.gif Kasımpaşa - Konyaspor


8 . Hafta

20 Ekim, Pazar

19:00 clear.gif Yukatel Denizlispor - Fenerbahçe

19:00 clear.gif Antalyaspor - Gençlerbirliği

19:00 clear.gif Trabzonspor - Gazişehir Gaziantep

19:00 clear.gif Alanyaspor - Çaykur Rizespor

19:00 clear.gif Galatasaray - Sivasspor

19:00 clear.gif Ankaragücü - Beşiktaş

19:00 clear.gif Kayserispor - Kasımpaşa

19:00 clear.gif Medipol Başakşehir - Göztepe

19:00 clear.gif Konyaspor - Yeni Malatyaspor



Geçmiş haftaları görmek için tıklayın »