11 Aralık 2018, Salı

> Ali Gürel > Haddini bil
Ali Gürel

Haddini bil

12 Şubat 2018 08:56

Dün akşam oynanan Başakşehir- Fenerbahçe maçının tek kelime ile özeti yazının başlığında saklı...


Hareketlerine dikkat et..

Sen çizmeyi aşıyorsun..

Herkesin bir sabrı var..

Bardağı taşırıyorsun..

Kendine gel, sen kendine gel..

Haddini bil..

Sen haddini, haddini bil..

Bu cümleler Yonca Evcimik’ in, 1992 de çok popüler olan, aynı isimli şarkısının güftesinden bir bölüm..

Şimdi diyeceksiniz ki, “ne alaka kerdeşim”

Çok alaka, hatta doğrudan alaka..

Neden mi?

Dün akşam oynanan Başakşehir- Fenerbahçe maçının tek kelime ile özeti yazının başlığında saklı..

Başakşehir futbol kulübü, öncelikle arkasına aldığı, muazzam derecede iktidar partisinin desteği, sonrasında da TFF ve MHK DESTEĞİNİN DOĞAL SONUCUOLARAK, BU SEZON ZİRVEYE DEMİR ATINCA, baktık ki garip bir havalara girmiş..

Maç öncesi A. Avcı ki, kendisi benim bir futbol kulübünde yöneticilik yaptığım dönemde, benim futbolcumdu, maç öncesi yayıncı kuruluşa verdiği demeçte, bambaşka havalarda..

Rakibini doğrudan küçümseyen ve hamaset kokan söylemlerde bulunuyor..

Hoca’nın bu söylemlerini duyunca, içimden dedim ki, bu iş kolay olacak..

Nitekim de öyle oldu..

Maç başladı..

Henüz 3. Dakikada Guliano’ nun, rakip kaleci ile burun buruna kaldığı pozisyonda, top direği sıyırıp auta gitmese, Fenerbahçe maça galip başlamış olacaktı..

Sonrasında, bir de baktık ki, misafir takım, klasik oyun anlayışını bir yana bırakmış, 3. Bölgede rakibinin pasla öne geçiş yapmasına izin vermek yerine, tam aksine, rakip alanından başlayarak yaptığı baskı ile, oyunu geriden kurmasına engel oluyor..

Ayrıca bu da yetmedi, Fenerbahçe 3. Bölgede başlattığı prese, 2. Bölgede de aynen devam edince, bakın ne oldu?

1- İlk yarıda maçın skoru, en az 4 farkla misafir takımın lehine bitebilirdi.. Çünkü 1 şutu direkten döndü, 3 mutlak pozisyonu ise, son vuruşlardaki beceriksizlik nedeni ile, golle sonuçlanmadı..

2- Buna karşılık Başakşehir’ de ise, hocanın takındığı narsist tavırlar, elbette futbolculara da yansımış olacak ki, rakiple bire bir kaldıkları pozisyonlarda, bacak arası, ayak dışı – ayak içi travelevari deneme teşebbüsleri ile rakibi küçük görmeleri, aslında Başakşehir’ in defolu yüzü meydana çıkardığı gibi, bir anlamda Fener’in işini de kolaylaştırdı..

3- Ayrıca Fenerbahçe, 2. Bölgede rakipten dönen topları almakta da % 80’ in üzerinde başarı sağlayınca, Başakşehir’ in birinci yarıda kaleyi bulan ilk isabetli şutu dakika 44’ de Edin Visca ile geldi ve Volkan Demirel ise, neredeyse yere yatmadan devreyi bitirdi..

4- Yine maçın en önemli bir başka püf noktasının da, tam da bu noktada altını çizmekte fayda var ki, Emre Belözoğlu kendi takımının, hem ofansif hem de defansif açıdan, neredeyse YARISINI TEŞKİL EDİYOR.. Onun yokluğunda ise, takımı aynen meyvesiz bir ağaca benziyor.. Emre’ nin yokluğu ev sahibinin oyun planını, dahası da akordunu bozmuş gibiydi..

Sözü fazla uzatmadan, kısaca 2. Devrenin analizine geçersek..

İkinci yarı aslında ilk devrenin neredeyse kopyası gibiydi..

A. Avcı’ nın üç oyuncu değiştirerek oyuna yaptığı müdahaleler asla dikiş tutmadığı gibi, son yarım saatte 3’ lü savunmaya dönüp, orta alanı ele geçirme teşebbüsü de fayda vermedi..

Buna karşılık Aykut hoca’ nın Fernandao’ yu oyundan alıp Alper’ i santrafor mevkiine sürmesi anlamsız bulduğum gibi, en azından değişiklik sonrası, Alper’i kanada, Aatıf’ ı da merkez forvete kaydırması, hızlı çıkılacak hücumlar açısından, bence daha yararlı olurdu..

Tartışmalı pozisyonlara gelirsek..

1- Napoleoni’ nin şutunda, Adebayor aktif ofsayt da olduğu için, Neto’ nun elle müdahalesine rağmen, hakemin kararı doğru..

2- M. Topal’ ın topu uzaklaştırmak için yaptığı vuruşta, Neto, Topal’ ın 20 santim önünde olduğu için, bu kadar yakın mesafeden topa elle müdahale etmek istemesi söz konusu değil.. Ayrıca pozisyonda elle oynamasını gerektirecek bir durumda yok.. Karar doğru..

3- Alper’in maçın bitimine birkaç dakika kala, rakibi tarafından hem itilerek, hem de arkadan ayağına müdahale ile düşürülmesi ise, NET BİR PENALTI olmasına rağmen, hakemin pozisyonun başında, Alper’in rakibine sol eliyle yaptığı müdahaleyi görüp penaltıyı vermemiş olabilme ihtimalini de göz önünde bulundurmak gerek..

SON SÖZ: Yazının başlığı, aynı zamanda son söz niteliğinde de olduğu için, bu noktada bitirmek en iyisi, ama yine de A.Avcı’ ya bir nasihat vermek gerek..

Apo kardeş… SEN SEN OL.. ASLA NE OLDUM DEĞİL, NE OLACAĞIM? diye düşün.