19 Eylül 2018, Çarşamba

> Kaan Özbek > Kimse Beşiktaş’tan daha büyük değil!
Kaan Özbek

Kimse Beşiktaş’tan daha büyük değil!

04 Eylül 2018 22:55

Özellikle son Bursaspor maçında Adem Ljajic gibi önemli bir transferin üstelik de orta sahada koca bir gedik varken en azından ikinci yarıda oyuna almayışını, ofansif futbol oynamak yerine Necip’i oyuna alarak Beşiktaş’ı savunmaya çekmesini anlayabilmiş değilim...


SÜPER Lig’in ilk 4 haftası geldi geçti. Milli araya girildi. Son hafta Trabzonspor karşısında farklı bir mağlubiyet tadan Galatasaray da, ilk haftalardan bu yana ligde istediğini elde edemeyen Fenerbahçe de, Bursaspor karşısında oynadığı teknik hatalarla dolu etkisiz futbol ile Beşiktaş da bu Milli arada kendini toparlama sürecine girecektir.

Anadolu takımları olmasa zevkli futbol izleyemeyeceğiz bu net.

Beşiktaşlıyım o nedenle pek tabii ki Beşiktaş üzerine yazacağım.

Taraftarın sosyal medyadaki tüm hesaplarını takip etmeye gayret eder; çıkarımlarda bulunurum. Yönetimin ve teknik adamın sesi bir röportajla duyulur ama taraftarın ne dediğine kulak asan yok. O nedenle bu çıkarımlar üzerinden yürüyeceğim.

Bursaspor maçı baştan aşağı eleştirilecek bir maçtı. VAR sistemine rağmen Beşiktaş’ın hakkı olan ve verilmeyen penaltı, Babel’in isteksiz oyununa rağmen attığı muhteşem gol ve pek tabii ki; Premier Lig’den Beşiktaş’a gelip oynadığı ilk resmi maçta sarı kart gören kaleci Loris Karius.

Uzatmayalım lafı.

Geçtiğimiz günlerde Sayın Başkan Fikret Orman, “Ben çökersem Beşiktaş çöker” dedi. Öncelikle Sayın Başkan’a rahat olmasını bu takımın 115 yıldır hiç çökmediğini, hatta efsane ve onursal Başkan Süleyman Seba’yı yitirmemize rağmen dimdik ayakta olduğunu hatırlatmak isterim. Pek tabi ki kendilerinin katkısı ve yönetim tarzının da bunda payı büyük. Ama unutulmamalı kimse Beşiktaş’tan büyük değil.

Bir diğer konu da yine sosyal medyada sıkça tartışılan Teknik Direktör Şenol Güneş…

Takımın teknik sorunları var ve onun hoca olarak bunu hepimizden daha net ve yakinen gördüğü aşikâr. Ancak taraftarın eleştirisi hocanın inatla bazı oyunculara forma şansı tanıyıp, bazılarını görmezden geldiği konusunda.

Özellikle son Bursaspor maçında Adem Ljajic gibi önemli bir transferin üstelik de orta sahada koca bir gedik varken en azından ikinci yarıda oyuna almayışını, ofansif futbol oynamak yerine Necip’i oyuna alarak Beşiktaş’ı savunmaya çekmesini anlayabilmiş değilim.

Hoca yoruldu sanırım. Son röportajında sorulan bir soru üzerine zat-ı alileri Beşiktaş’tan sonra emekli olabileceğini söylemişti. Herkes Babel’in maç sonrası röportajındaki “duygusal” tavrını konuştu ama Şenol hocanın duygusallığını pek fark eden olmadı sanırım.

Taraftarın bir kısmı, eğer Şenol hoca bırakacaksa alternatif isimler zikretmeye başladı. Benim de aklıma gelmedi değil itiraf edeyim. Bu takımın bugünkü şekle girmesinde büyük payı olan, Kara Kartal’ın stadsız çileli günlerinde sabırla bu takıma hırs aşılayan Slaven Bilic…

Kimileri eleştiriyor Biliç diyen taraftarları ama Samet Aybaba hocanın da, Slaven Biliç’in de bu takıma verdiği yadsınamaz. Kusura bakmasın kimse ama Şenol Hoca, kurulu düzenin üzerine geldi.

Üstelik her şey tamamdı. Şıkır şıkır yepyeni bir stat, şampiyonluğa acıkmış koca bir taraftar ve iyi bir yönetim…

Şenol hocanın da inadını kırması gerektiği görüşündeyim.

Çünkü yazının içinde de dedim ya kimse Beşiktaş’tan büyük değil.

Beşiktaş kişilerin değil, halkın takımıdır. Ve büyüklüğü kişilerden değil, kültüründen gelir…