21 Ağustos 2018, Salı

> Mehmet Eyüp Yardımcı > Osman Denizci
Mehmet Eyüp Yardımcı

Osman Denizci

10 Nisan 2018 15:23

Gaza gelişler eşliğinde futbolu yaşamaya çalışıyoruz...


Ligin telafisi olmayan haftalarında, tarifsiz ve telafisiz söylemler, bu söylemleri duymak ucundan reyting denilen canavarı yakalamak adına sorulan sorular tabii ki! Gaza gelişler eşliğinde futbolu yaşamaya çalışıyoruz.

Fenerbahçe Osmanlıspor’u ite, kaka geçerken futbolundan çok yine Aykut Kocaman’ı “kocaman, kocaman” konuşuldu. Sanki Aykut Kocaman birazcık susuverse fena olmaz. Ne demişler “Söz gümüşse, sükut altındır.”

Galatasaray ise son kredisinide kullanarak, Ankara’da Gençlerbirliği karşısında belki de önümüzdeki haftalarda “mum ile arayacağı” üç puanı bıraktı.

Bu galibiyet ardından seversiniz, sevmezsiniz Ümit Özat türkülerini dinleyerek geçirdik. Birgün olurda “bankadan kredi dâhi alamıyorsunuz” diyerek teknik direktörlük mesleğine gönderme yapmaktan sıkılırsa Eminönü’nden Fatih’e giden otobüslerden birine binip İMÇ önünde inerse, kaset teklifi alabilir. Bilinmez belkide bir döneme damga vurmuş “çocuk şarkıcılar” tufanı gibi “teknik direktör şarkıcı” tufanı başlatabilir.

Ümit Özat’ı Gençlerbirliği’ni ligde bırakabilmek adına aldığı bu önemli galibiyetten dolayı tebrik ederim. Çok önemli bir iş yaptı hatta şöyle desek daha doğru olur Fenerbahçe’ye Aykut Kocaman’dan daha çok faydalı oldu.

Başakşehir bildiğiniz gibi çok suya, sabuna dokunmadan aldığı puanlarla, “çok kısa zamanda büyük işler yapmak” gayretiyle kafasındaki hedefe doğru ilerliyor. Bir kere daha yazalım teknik direktör ve sistem devamlılığının ispatı açısından olumlu bir örnektir Başakşehir.

Beşiktaş üç önemli oyuncusu eksikliğinde çıktığı Göztepe karşısında aslında oynaması gerektiği gibi “hızlı ve direk çıkışlarla” uzun zamandır özlenen keyif veren oyununa ve sonucuna döndü. Orta sahada sanki Medel, Atibe destekli bir sistemle oynasa Beşiktaş, burada Oğuzhan ve Tolgay’ın zihinsel ve fiziksel olarak rahatlayacağı bir ortam yaratılacak gibi geliyor. Beşiktaş bu oyununu devam ettirirse  şampiyonluk yarışında mücadele ettiği rakiplerine bir kez daha hüsran yaşatarak hedefine varır.

Şimdi gelelim çok konuşulan, sündürülen, sakız gibi çiğnenen altından acaba ne çıkarabiliriz denilen Demba Ba konusuna. Kendisine ısrarla sorulan bu konuyla ilgili olarak konuşan Sayın Fikret Orman neredeyse idam sehpasına gönderilecekti. Vay efendim! Tam Göztepe maçı öncesi böyle söylemler yapılır mı? 

Bırakın beyler böyle ucuz “çakma Çin işlerini” aşın artık ve gerçek futbolsever olarak olaylara bakarak yorumlayın, sorular sorun. Futbolcusundan, teknik adamına, başkanına varıncaya kadar birçok ismi “laf” altında bırakmayın.

Bakın size güzel bir örnek vereyim;

1982 – 1983 sezonu Trabzonspor ve Fenerbahçe şampiyonluk mücadelesi veriyor. Fenerbahçe’nin şampiyonluk şansı son maça kalmış. Fenerbahçe o sezon şampiyon olur hem de Trabzonlu bir futbolcu sayesinde. Efsane futbolculardan Ali Kemal Denizci’nin kardeşi Osman Denizci son maçın, son dakikasında attığı gol ile Fenerbahçe’yi şampiyon yapar.

Fenerbahçe başkanı sayın Ali Şen daha lig bitmeden, şampiyonluk yolunda mücadele ettiği Trabzonspor’a Osman Denizci’nin transferi için izin vermişti.

Türlü söylemler oldu o dönem ama Osman Denizci, “Benim şerefim var.”  diyerek futbol hayatının en güzel, en hırslı oyunlarından birini çıkaran Osman Denizci, 1-1 sürmekte olan oyunun bitiminde 4 dakika kalan kişisel gayretiyle attığı golle takımını 2-1 galibiyete yükseltirken şampiyonluğa da götürmüş oldu.

10 Haziran 1983 günü Fenerbahçe, Bursa Stadı’nda Şampiyonluk turunu atarken Osman Denizci de arkadaşlarının omuzlarında yani hak ettiği yerdedir.

Demba Ba’nın sağ olmadı sol ayağını söyleyerek, Sayın Fikret Orman’ı ve Beşiktaş’ı “zan” altında bırakmaya çalışarak bir yere varamazsınız. Herkes işini düzgün ve erdemli yapsın.

Yöneticiler, futbolcular, teknik adamlar, yorumcular ve medya mensupları…

Yorumlarınız için

mehmeteyupyardimci@gmail.com



En Son Dünyadan ve Avrupadan Futbol Haberleri