21 Eylül 2018, Cuma

> Mehmet Eyüp Yardımcı > Yusuf'u anlamak!
Mehmet Eyüp Yardımcı

Yusuf'u anlamak!

28 Haziran 2018 14:01

Arjantin son virajı dönerken, Maradona tribünlerde sevincini parmaklarıyla ifade ederken, başka bir minik Arjantinli çocuk sevincini gözyaşlarıyla ifade ediyordu...


Dedik ya! Futbol bu yüzden ifade edilmeyen bir hastalık.

Maradona demişken aklımıza Pele ile kıyaslaması gelir ama futbol dünyasının kabullendiği tek şey vardır ki o da;

Maradona good, Pele better; George Best sözüdür.

Futbolun beşiği İngiltere’de 22 Mayıs 1946’da George Best dünyaya gözlerini açarken, beş ay öncesinde  futbolun eşiği Türkiye’de ise tarihler 1 Ocak 1946 iken başka bir futbol ilahı Yusuf Tunaoğlu hayata merhaba demişti.

Yusuf Tunaoğlu ve George Best kıyaslaması yapmayı “abesle iştigal etmek” olarak görenler için verilecek tek cevap; Anderlecht yolu kapanmasaydı Avrupa sadece George Best ile avunmayacaktı olur.

Futbolumuzun “Uçan kaleci lakaplı” dev ismi Cihat Arman 5 Temmuz 1970’de “Doğmadan Ölenler” yazı dizisinde şöyle der;

Mükemmel fiziği, harika top kontrolü, yumuşaklığı ve futbola yakınlığı ile beni büyülemişti adeta bu genç. Yusuf dediler adına. İşlendiği zaman Türk futbolunda pırıl pırıl parlayabilirdi bu kara elmas.

Evet! Yusuf Tunaoğlu işlenmeye aday kara elmastı ve her daim Cihat Arman için “Türk Pele’si” olabilirdi.

Hep özel hayatının yaşadığı belli bir bölümü dillendirildi, yazıldı ve çizildi Yusuf Tunaoğlu’nun hatta Avrupa kapısının kendisine kapanmasına sebep olan olayların temelini de buna bağladılar.

Halbuki Yusuf sadece çok sevdiği futbolu Avrupa’da icra etmek ve kendisini seyredenleri futbol rüyasına daldırmak ve orada bir tutam tat ile bırakmak istiyordu. 

Olmadı, gidemedi, gönderilmedi….

(Neden gönderilmedi diye yazmamın sebebini yakında sizlerle paylaşacağım)

Gözleri hep derin bakan adam Yusuf tıpkı, George Best gibi sadece hayatını yaşadı, kendince kavlince. 

Kırılgan, kendini kimselere anlatmayan, kimseyi rahatsız etmeyen Beşiktaş’ın altın sayfası Yusuf, hep medya denilen canavarın kendini bilmezleri tarafından, istedikleri gibi gösterildi, ona kendilerince biçtikleri payeyi vermek istediler ve başarılıda oldular. 

Cihat Arman, her şeye rağmen ona inancını kaybetmemiş ve yazısında; Yusuf evladım. Birçok yazılarımda seni tenkid etmiş olmama ragmen gene de ümitliyim senden. Çünkü sende futbolda lüzumlu her şey var diyordu.

Evet Cihat Arman inancını kaybetmemiş hâlâ birşeyler bekliyordu ama Yusuf’u futboldan, Avrupa’dan uzaklaştıracak olanlar bu inancın önüne geçtiler. 

George Best; 

“üç kişiyi çalımlayıp 30 metreden Liverpool’a gol atmak mı, yoksa dünya güzelini yatağa atmak mı diye sorsanız karar vermek zor olurdu. Ben ikisini de yaptım, ama birini 50 bin kişinin gözleri önünde…” diyerek kendini anlatırken, futbolu kendi nezninde örnek alan gençlere hangi perdeden seslendiği aşikâr.

O kendi perdesinden içinden geleni seslendiriken, futbolu hep fantazi tarafından tutmuş, bacak arası yutturmayı, daima iki üç kişiyi geçmeyi tercih etmiş ve bu tercihleri sayesinde futbol denilen rüyanın en güzelini seyrettirmiş olan Yusuf Tunağlu ise; 

“Genç arkadaşlara tavsiyem; özel hayatlarını iyi ayarlasınlar yoksa benim gibi bu yaşta ve bu kadar seyirci önünde jübile yaparlar” diyerek perdenin en güzelinden sesleniyordu.

Avrupa ve dünya mahrum kaldı ondan, bu mahrumiyeti en güzel anlatacak cümleyi Cem Atabeyoğlu; 

‘‘Türk Futbolunda Unutulmaz 200 Ünlü’’ kitabında şu satırlarla anlatıyor:

‘‘Güzel bir konserde büyük bir virtuozu dinlerken, güzel bir bale gösterisini izlerken duyulan zevk eşitti onun futbolunun verdiği zevk...’’

Futbolu aramak, Yusuf’u anlamaktan geçer, eğer birgün her şeyi düzgün yapar ve Yusuf’u anlar, bu kara elması Avrupa ve dünya futboluna sunar isek bilin ki! O zaman Yusuf anlaşılmış, futbol kurtulmuştur.

Yorumlarınız için

mehmeteyupyardimci@gmail.com





Canlı Maç Merkezi